Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) yılın son PPK toplantısında politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını piyasa beklentilerine paralel 200 bp indirdi. Temmuz toplantısında 425 bp, Eylül 325 bp ve Ekim toplantısında 250 bp faiz indirerek politika faizini %24’ten %14’e düşüren TCMB, son toplantıda da faizi 200 bp indirerek yılı %12 faizle kapattı.
PPK açıklamasında, “Kurul, enflasyon görünümünü etkileyen tüm unsurları dikkate alarak, politika faizinin 200 baz puan indirilmesine karar vermiştir. Gelinen noktada, mevcut para politikası duruşunun hedeflenen dezenflasyon patikasıyla uyumlu olduğu değerlendirilmektedir” denildi.
Reuters’ın 20 kurumun katılımıyla yaptığı ankette oluşan medyana göre TCMB’nin bugün 150 baz puan indirime giderek politika faizi %12.5 seviyesine çekmesi bekleniyordu. Ankette ağırlıklı olarak 100-150 baz puanlık faiz indirimi öngörülürken, üç katılımcı 200 baz puan indirim bekliyordu. Buna karşılık bankacıların hesaplamalarına göre swap piyasasında 200 baz puan civarında indirim fiyatlanıyordu.
TL TEPKİ VERMEDİ
Türkiye piyasasında PPK toplantısı öncesi 5.7850 seviyesinde olan dolar/TL kararın ardından ilk tepki olarak 5.7985’e kadar yükseldikten sonra saat 14.30 sıralarında 5.7882 seviyesinde bulunuyordu. Aynı dakikalarda Euro/TL 6.4430, sterlin/TL de 7.6178 seviyesindeydi.
KKTC piyasasında da TL küçük çaplı yükselişler yaşadı. Saat 14.30’da dolar 5.82 TL’den, Euro 6.47 TL’den ve sterlin de 7.65 TL’den satılıyordu.
TCMB KARAR METNİ
Duyuruda, son döneme ilişkin verilerin iktisadi faaliyetteki toparlanma eğiliminin devam ettiğini gösterdiği belirtildi. İktisadi faaliyetin sektörel yayılımındaki iyileşmenin devam etmekle birlikte yatırımların zayıf seyrini sürdürdüğü ifade edilen duyuruda, şu değerlendirmelere yer verildi:
“Son döneme ilişkin veriler iktisadi faaliyetteki toparlanma eğiliminin devam ettiğini göstermektedir. İktisadi faaliyetin sektörel yayılımındaki iyileşme devam etmekle birlikte yatırımlar zayıf seyrini sürdürmektedir. Rekabet gücündeki gelişmelerin olumlu etkisi sürerken küresel büyüme görünümündeki zayıflama dış talebi kısmen yavaşlatmaktadır. Net ihracatın büyümeye katkısı gerilerken, dezenflasyon süreci ve finansal koşullardaki iyileşmeyle birlikte ekonomideki toparlanmanın devam edeceği öngörülmektedir. Son dönemde belirgin bir iyileşme kaydeden cari işlemler dengesinin alınan tedbirlerin de katkısıyla önümüzdeki dönemde ılımlı bir seyir izlemesi beklenmektedir.
Küresel iktisadi faaliyetteki zayıf seyir ve küresel enflasyonun düşük düzeyi gelişmiş ülke merkez bankalarının para politikalarını genişleyici yönde sürdüreceklerine dair beklentileri güçlendirmektedir. Mevcut küresel finansal koşullar gelişen ülke finansal varlıklarına yönelik talebi ve risk iştahını desteklemekle birlikte, korumacılık önlemlerinin ve küresel ekonomi politikalarına dair diğer belirsizliklerin gerek sermaye akımları gerekse dış ticaret kanalıyla oluşturabileceği etkiler yakından takip edilmektedir.”





































































































