KKTC bankacılık sektörü son günlerde kamuoyunda geniş şekilde tartışılıyor. Mevcut yasalar uyarınca aslında bankalarla ilgili eleştiri ve yorumlarda oldukça dikkatli olmak gerekiyor. Ancak, bu konuda sadece banka yetkililerinin sorumlu davrandığı, politikacılar ve basın dahil, birçok kesiminin bankalar konusundaki açıklamalarına gerekli hassasiyeti göstermediği dikkat çekiyor.
Covid-19 pandemisi ekonominin çarklarını neredeyse tamamen durdururken, birçok önlem alınmasını da gerektirdi. Devlet elindeki olanaklarla bazı önlemler almaya çaba harcarken, gözler bir anda bankalara çevrildi.
Kamuoyunda, “devlet dahil, herkesin tüm finansal sorunlarının bankalar tarafından çözülmesi gerekir” gibi bir izlenim oluşturuldu.
Gözlerin hükümetten bankalara dönmesi politikacıları rahatlatırken, ülkede büyük paralar kazanan ancak, bu krizde ortalıkta hiç görünmeyen ve deyim yerindeyse “ölü taklidi” yapan diğer sektörlerin temsilcileri de bu durumu el altından körüklemekten geri kalmadı.
Bir de “aldığı banka kredilerini ödememeyi alışkanlık haline getiren ve bunu halkın, devletin sırtına yüklemeye çalışan (bunu da geçmişte başaran) kesim var.” Bunlar da ödenekli adamlarını piyasaya sürerek, bankalara amansız bir saldırı başlattı. Amaç aslında borcu halkın sırtına yükleyerek borçtan kurtulmak, tatlı hayata devam etmekten başka bir şey değil.
Bu gürültüde bankaların ve Bankalar Birliği’nin açıklamalarını kimse okumadı, kimse bu açıklamaların ne anlama geldiği konusunda kafa yormadı, hükümet yetkilileri de ayakta kalan ender sektörlerden olan bankacılığa çok da sahip çıkmadı. Hatta bankaların elini bağlayan bazı uygulamaların değişmesi için gerekli kanun hükmündeki kararnameleri çıkarmaktan geri durdu.
Kuzey Kıbrıs Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Olgun Önal son günlerde gelen tüm eleştirilere cevap verecek bir yazılı açıklama yayımladı.
Bu açıklamada birçok sorunun cevabı var. İşte açıklamanın tam metni:
* Mevduat sahibinin haklarını korumak temel sorumluluğumuz
– Bankacılık sektörümüz bu istisnai zamanda görevlerini yerine getirirken, temel sorumluluğu olan mevduat sahiplerinin haklarını korumaya devam edecektir.
– Bankalarımız kendilerine emanet edilen tasarrufları korurken, alabilecekleri tedbirler ve katkılar ekonomik kurallar ve ekonomik akılla belli olan hususlar ve uygulamalardır.
– Bankacılık sektörü halihazırda başka ülke bankalarının ve bankacılık otoritelerinin yaptıklarının ötesinde tedbirlerin kararını almış ve açıklamıştır.
Bunlar somut olarak şöyledir:
* Çalışanlarımızın ve müşterilerimizin sağlığı her şeyden önce gelir
– İçinde bulunduğumuz dönemde en çok önem verdiğimiz konu çalışanlarımızı ve müşterilerimizi virüsten korumaktır. Bankalarımızın çalışanları, sağlık kurallarını gözeterek, can siperane bir şekilde ihtiyaç duyan tüm sektörlere temel bankacılık hizmetlerini vermek için gayret etmektedir. Temel hizmetleri verme görevimizi yerine getirirken bekleme hatlarına çekilen çizgilerle, korunan müşteri mesafeleri ile, verilen eldivenler ve dezenfektanlar ile bankacılık sektörü virüsün bulaşmasını asgari seviyede tutmaya katkı koymaktadır.
* Kapalı olan işletmelerin desteklenmesi için bankalardan 100 milyon TL fon kaynağı
– Bankacılık sektörü bu istisnai dönemde üzerini düşeni yerine getirmek için önemli bir kaynak sağlamıştır. Bankacılık sektöründen 100 milyon TL kaynak, Bakanlar Kurulu’nun Covid-19 virüsüne karşı aldığı tedbirler çerçevesinde geçici olarak kapatılmasına karar verilen sektörlerde faaliyet gösteren işletmelerin ve bu işletmelerde çalışan insanlarımızın desteklenmesi yönünde kullanılacak fon için ayrılmıştır. Bu meblağ, bu ay itibarıyla Devlet kullanımına sunulan en büyük tek kalem kaynaktır. Halihazırda bankacılık sektörü üzerinde çok büyük yükler olduğu, yıllardır bankacılık sektörünün kârı kadar hatta bazan daha fazla bir kârın her sene devlet bütçesine zaten aktarıldığı, Kalkınma Bankası’nın yasa zoruyla bankalardan neredeyse bedava kaynak kullandığı herkesçe bilinmektedir.
* Bankacılık sektöründen devlete 545 milyon Türk Lirası katkı
– Bankalar geçen yılın vergileri olan 245 milyon Türk Lirası’nı öderken, 25 Mart’ta açıklanan paket ile geçici olarak bankaların bu yılki vergilerini de peşin ödemesi sağlanarak bu senenin bütçesine ek olarak yaklaşık 200 milyon TL vergi ödenmesi imkanı sağlanmıştır. Yani bankalar bu sene Devlet bütçesine içinde bulunduğumuz olağanüstü durum nedeniyle kapatılan işyerlerinin finansal yönden desteklemesi için kurulan fona 100 milyon TL ve 445 milyonu da vergi olmak üzere toplamda 545 milyon TL civarında kaynak aktaracaktır. Kapalı kalmaları nedeniyle vergilerini ödeyemeyecek ya da zamanında ödeyemeyecek sektörleri düşündüğünüzde, Bankacılık sisteminin yapacağı vergi ödemelerinin önemi daha iyi anlaşılacaktır.
*Bankacılık Sektöründen bu dönemde halkımıza daha fazla destek sunulmaktadır
– Bankalarımız sıkıntıda olan tüm müşterilerine esneklik sağlamak için seferber olmuş, yaşadığımız bu kriz sonrasında işletmelerimizin ve halkımızın duyacağı finansal ihtiyaçları da düşünerek ve yasal mevzuatının elverdiği ölçüde bütün imkanlarını Devletin emrine sunmuştur.
* Ödemelere rahatlama getirmek için kredi kartı asgari ödeme oranı ile faiz oranı aşağı çekildi
– Şu anki krizden ilk etkilenecek olan evlerinde maaş almadan oturan insanlarımızdır. Devlet kapalı sektörlerdeki özel sektör çalışanlarına Mart ayı için ‘sıfır’ TL, Nisan ve Mayıs ayları içinse her ay 1500 TL ödenek imkanı yaratmıştır. Özel sektör çalışanlarının büyük bir sıkıntı yaşayacağı aşikardır. Bu bağlamda, herkesin evine yemek ve ilaç alışverişi yapılmasının önünü açmak için ihtiyaç duyulması halinde kredi kartı limitlerini artırabilme imkanı sağlanmış, harcanabilir gelirlerini reel olarak artırmak için kredi kartı faizleri %1’e çekilmiş ve asgari ödeme tutarı %20’den %1’e indirilmiştir. Bu fayda tabana yayılmış ve herkesi olumlu etkileyecek bir önlemdir.
– 26.03.2020 ile 26.04.2020 tarihleri arasında (her iki tarih dahil) müşterilerimizin sağlık, gıda ve yakıt satışı yapan üye işyerlerimizde yapacakları tüm harcamaları 30 gün süreyle faizsiz olarak ertelenecektir.
* Faiz öteleme ve taksit erteleme tüm bireysel ve ticari kredileri kapsayacak şekilde genişletildi
– Bütün faiz kapitalizeleri 3 ay ertelenmiştir. Üç ay boyunca ertelenen borç hesaplarına faiz tahakkuku yapılmayacaktır. Dünya örneklerinde taksit ertelemeleri şirket borçları üzerine odaklandığı halde, KKTC’de tüm kapalı sektörlerdeki bireysel müşterilerin de taksit ödemelerinin ertelenmesi sağlanmıştır.
– Bilahare, küresel salgının sonuçlarından yaygın şekilde tüm bireysel ve ticari işletmelerin etkilendiğini gördüğümüz için, başlangıçta Bakanlar Kurulu kararı çerçevesinde sadece kapalı işletmeler ve onların çalışanları için alınan erteleme, öteleme ve vade uzatma kararı tüm müşterilerimizi kapsayacak şekilde genişletilmiştir.
* Kredi faiz oranı düşüşleri ile müşterilere destek
– Amacımız içinden geçtiğimiz bu zor dönemi tüm müşterilerimizin en az faiz yükü ile atlatmalarını sağlamaktır. Bu bağlamda bankalarımız, faiz oranlarını çekebilecekleri en düşük seviyelere düşürmekte ve müşterilerine destek vermektedirler.
* Bu olağanüstü dönemde sektörün amacı kâr olamaz
– Bankalar temel olarak reel sektördeki şirketler gibidir. Bir şirketin rafındaki malları bedava alması mümkün olmadığı gibi, bunları bedava satması da mümkün değildir. Hiçbir ekonomik yapıda veya modelde böyle bir uygulama yoktur.
– Ayrıca bilinmelidir ki, sair zamanlarda olduğu gibi, bankaların özellikle bu dönemde de öncelikli amacı kâr değildir. Bankaların her zaman için öncelikli amacı finansal kurallar ve rasyolar çerçevesinde mali bünyelerini daha da sağlamlaştırmak ve en temel varlık nedenleri olan aracılık işlevlerinin kapasitesini artırmaktır. Sektörün kârı dahil, bankacılıkla ilgili tüm uygulamalar KKTC Merkez Bankası gibi çok güçlü bir otorite tarafından kontrol etmektedir.
* Salgın krizi sonrası da düşünülmeli, mali yapı muhafaza edilmeli
– Bankacılık sektörü, mevcut krizle mücadele edilirken sağduyu ve aklı selimin elden bırakılmadan geleceğin de düşünülmesi gerektiğine inanan ve bu prensiple riskleri değerlendirip planlama yapan bir yapıya sahiptir. Her finansal, ekonomik veya doğal afetlerden kaynaklanan krizlerde olduğu gibi, birçok kredinin geri ödenmesinde gecikmeler olacağı, sektörlerin ve kişilerin yeniden ayağa kalkması için yeni kredi taleplerinin artacağı, bazı kredilerin ise geri ödenmesinin mümkün olmayacağı olgularından ve tecrübelerinden hareketle bankacılık sektörümüz, imkânlarının azamisi ile devlete ve halkımıza destek olurken, sorumluluk bilinci içerisinde güçlü mali yapısını da muhafaza ve idame ettirme kararlılığını devam ettirecektir.
* Yüzyılın krizinin çözümü sadece bankalarda aranmamalı
– Bu küresel pandemiden kaynaklanan sağlık krizinden ne kadar zamanda çıkacağımız, ekonomik boyutlarının ne olacağı şu an itibarıyla tam olarak belli değildir. Dolayısıyla yüzyılın krizinin çözümünü sadece bankalarda aramak son derece yanlış ve yanıltıcıdır, gündem saptırmadır. Gelişen şartlara göre hep birlikte çözüm bulmak en sağlıklı yaklaşımdır.
– Yukarıda belirtildiği üzere bankacılık sektörü bu sene doğrudan 545 milyon TL civarı bir kaynağı devlet bütçesine aktaracaktır. Dolaylı olarak ise bundan fazla bir tutar zaten aktarılmaktadır. Gelişen ekonomik şartlara göre, devletimiz ve paydaşlarımız ile sürekli yakın işbirliği içinde olan Bankalar Birliği her türlü desteği vermeye devam edecektir.
– Tüm dünyayı etkisi altına almış olan bu salgın ve yarattığı beklenmedik sosyal ve ekonomik krizi toplum olarak can kaybı yaşanmadan ve mümkün olan kısa zamanda ve en az hasarla atlatmamızın en büyük dileğimiz olduğunu belirtir, saygı ile kamuoyuna duyururuz.





































































































