Kuzey Kıbrıs’ta faaliyet gösteren 17 ekonomik örgüt, “kara kapılarındaki geçişlerin yasa dışı ve keyfi bir şekilde Rum Yönetimi’nce engellendiğini” belirterek, bunu protesto etmek amacıyla Metehan’da eylem düzenledi ve uygulamaları kınadı. Eylemde, “Bu ada hepimize yeter” mesajı da verildi.
Sivil toplum örgütleri olarak organize olan ekonomik örgütlerin eylemine iş dünyasından birçok ismin de katıldığı dikkat çekti.
Kıbrıs Türk Ticaret Odası, Kıbrıs Türk Sanayi Odası, Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği, Kıbrıs Türk Otelciler Birliği, Kıbrıs Türk İş İnsanları Derneği, Kuzey Kıbrıs Genç İşadamları Derneği, Kıbrıs Türk Seyahat Acenteleri Birliği, Kuzey Kıbrıs Restorancılar Birliği, Kıbrıs Türk Rehberler Birliği, Kiralık Araç İşletmecileri Birliği, Casıno İşletmecileri Birliği, Kıbrıs Türk Kamu Araçları İşletmecileri Birliği, Taksiciler Birliği, Kıbrıs Türk Toplu Taşımacılar Birliği, Kuzey Kıbrıs Dalış Merkezleri Birliği, Sürdürülebilir Turizm İnisiyatifi ve Association Of Turkish Cypriots Abroad üyeleri yer aldı.

Eylem sonrasında okunan deklarasyonda, dünyanın karşı karşıya olduğu Covid-19 salgını ile mücadele edildiği belirtilerek, ekonomik ve sosyal değerleri korumak için, çeşitli önlemler uygulamaya konulduğu ve bazı hallerde sağlık riskinin yükselmesinin bile göze alınmadığı, ekonomik çöküntünün, salgına karşı verilen mücadelenin de çökmesi anlamına geldiği vurgulandı.
ORTAK DEKLARASYON
Sivil toplum örgütlerinin kapılarla ilgili ortak deklarasyonu şöyle:
“Bizler, bu deklerasyonda imzaları bulunan örgütler olarak, kara kapılarındaki geçişlerin yasa dışı ve keyfi bir şekilde engellenmesini kınıyoruz.
Dünyanın karşı karşıya olduğu Covid-19 salgını ile mücadele ederken ekonomik ve sosyal değerleri korumak için de çeşitli önlemler uygulamaya konulmakta; bazı hallerde sağlık riskinin yükselmesi bile göze alınmaktadır. Ekonomik çöküntü, salgına karşı verilen mücadelenin de çökmesi demektir. Hepimiz bunun bilincindeyiz ve ekonomimizi yaşatmak için ciddi bir mücadele vermekteyiz.
Kıbrıs Rum Yönetimi’nin kara kapılarındaki keyfi ve AB yurttaşlarının bile Kuzey Kıbrıs’a geçişini engelleyen kararı, Kuzey Kıbrıs’ta ekonomik varlıkları korumak için verdiğimiz mücadeleye darbe vurmakta, bu haliyle salgına karşı verilen mücadeleyi de olumsuz olarak etkilemektedir. Bu tutum, insani değildir ve kınanmalıdır: Kınıyoruz!
Avrupa Birliği yurttaşlarının Ada üzerindeki dolaşımının engellenmesi AB hukukuna açık bir aykırılık oluşturmaktadır. Kıbrıs Rum tarafı, hukuk dışılığın farkında olarak, bu uygulamasını resmi bir karar altına almamış ve bildirme yükümlüğüne karşın Avrupa Birliği merkezine bildirmemiştir. Kıbrıs Rum tarafının kararı, hukuki de değildir. Kınıyoruz!

Kıbrıs’ta 1963 yılından beri devam etmekte olan bir sorunun varlığı herkes tarafından bilinmekte ve başta Birleşmiş Milletler olmak üzere bütün uluslararası örgütler ile belli başlı dünya devletleri, bu soruna görüşmeler yoluyla karşılıklı kabul edilebilir bir çözüm bulunmasını beklemektedirler. Kıbrıs Rum tarafının bu ve buna benzer keyfi uygulamaları, Kıbrıs sorununa barışcıl bir çözüm bulunmasına vurulmuş büyük bir darbedir. Kınıyoruz!
Başta Avrupa Birliği olmak üzere ilgili örgüt ve devletleri, Kıbrıs Türk halkının sesine kulak vermeye, Kıbrıs Türk halkına uygulanan izolasyonların kaldırılması için çaba harcamaya çağırıyoruz. İzolasyon çözüm veya barış getirmeyecektir. Kıbrıs’ta çözümün ve bölgemizdeki istikrarın sağlanması için Kıbrıs Türk halkının izolasyonuna derhal son verilmelidir.”




































































































