Türkiye’de başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere yönetim kadrolarının çok ciddi bir kısmı Türkiye’nin artık Uluslararası Para Fonu (IMF) fonu ile işlerinin olmadığını sık sık açıklamalarına rağmen, ekonomi uzmanları tam aksini savunuyor.
Prof. Dr. Refet Gürkaynak ve ekonomi yazarı Uğur Gürses bir panelde yaptıkları açıklamada, Türkiye’nin yolunun IMF’den geçtiği konusunda ısrarlı.
Prof. Gürkaynak ve ekonomist Gürses, bu yöndeki değerlendirmelerini Türkiye İç Denetim Enstitüsü, 24’üncüsünü gerçekleştirdiği Uluslararası Türkiye İç Denetim Kongresi programında yer alan ‘2021 Ekonomik Öngörüler’ adlı panelde yaptı.
Türkiye’nin içinde bulunduğu duruma çare bulması gerektiğini belirten ekonomist Uğur Gürses, “Biz buna bir çare bulmadığımız sürece bugün koronavirüs yarın başka bir hastalık Türkiye’yi başka bir yere getirecek” dedi.
15 yıllık çerçevede bakıldığında Türkiye’nin bir cari açık problemi olduğunu söyleyen Gürses, “Siyasetçiler büyümeyi tercih ederler ama bir problemi biriktiriyoruz, bunun patlayacağını da bilmek lazım” şeklinde konuştu.
TEMEL SORUN YAPISAL

Türkiye’nin temel sorununun yapısal olduğunu aktaran Uğur Gürses, “İlk başta gelen finans kaynakları devamında çıktılar bu da bir sorun yarattı. Reel sektörün kredi borçluluk oranı da zaman içinde büyüyor. Pandemide kredi büyümesiyle destek vermek istedik fakat bunun getirdiği ilave sorunlar oluyor” değerlendirmesinde bulundu.
Şirketler tarafında borç küçültme durumuna geçileceğini düşünmediğini bildiren Gürses, “Şirketler ayrıca küçülmeye gidecek. Türkiye bu modelle yüzde 1-2 büyüme patikasına girer. Sermaye girişi ile ilgili azalışın da farkındayız. Bu da reel sektörün büyüme patikasına kısıtlayan ve maliyetleri artıran bir unsur. Buradan çıkış için siyasi olarak normalleşme olması lazım” açıklamasında bulundu.
TC Merkez Bankası’nın ister istemez köşeye sıkıştığı bir süreç içinde olacağını kaydeden Gürses, “Yüksek enflasyon dönemine de gireceğimizi düşünüyorum. Şirketler bu sorunla baş edemeyecek ve batıklar artacaktır. Hane halkında da yoksulluğun artacağını düşünüyorum” ifadesini kullandı.
“IMF MASASINDAKİ HERKESLE DE KAVGALIYIZ”
Türkiye’nin dış sermayeye açılması üzerinden 30 yıl geçtiğini hatırlatan Gürses, “Buradan geri dönmek mümkün değil. Bir sorunu gerçekçi olarak saptadığımız zaman çıkış da kolaydır” diye konuştu.
Şu anda IMF’ye doğru gidildiğini vurgulayan Gürses, “IMF masasındaki herkesle de kavgalıyız. Bu bizim işimiz zorlaştırıyor. Ayrıca Türkiye refah kaybını kabul eden bir ülke değil, toplum devamında siyasileri yönlendiriyor ya da değiştiriyor” açıklamasında bulundu.
KENDİ NORMALİMİZE DÖNECEĞİZ

Prof. Dr. Refet Gürkaynak da Türkiye’nin külliyen Türkiye olmaktan çıkmadığının altını çizerek, “Kalıcı olarak yüzde 1-2 büyüyen bir Türkiye beklemiyorum. Bu olumsuz durum devam etmeyecek, kendi normalimize döneceğimizi düşünüyorum” dedi.
Kötü bir yerde olunduğunu kaydeden Gürkaynak, “Ama bir taraftan da Türkiye’nin sorunlarının temel kaynağı bizim kötü politikalarımız. Biz böyle yaptığımız için böyle oluyor. Yani bu ülke adı Türkiye olduğu için, coğrafi konumu yüzünden bu durumda değil, biz böyle yaptığımız için böyle oldu” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye’nin alışıldık büyüme hızının aşağı yukarı yüzde 4.5 olduğunu bildiren Gürkaynak, “Bunda bir azalma var ama yüzde 1’lere inmesi için çok erken. Hatta 6-7’lerde büyüme şansımız da var” şeklinde konuştu.
“Kaynaklar için yolumuz IMF’ye çıkıyor” diyen Gürkaynak, Türkiye’nin IMF’nin büyük üyeleriyle kavgalı olduğunu ve bunlarla uğraşmak gerekeceğini bildirdi.
Türkiye’nin kamu maliyesi açısından da iş yapmaz hale geldiğini bildiren Gürkaynak, Türkiye’nin kapsamlı bir iktisat politikası düşünmesi ve ona da kaynak bulması gerektiğini kaydetti.





































































































