Kuzey Kıbrıs’ın inşaat sektörü Covid-19 nedeniyle 2020 yılında oldukça sıkıntılı bir süreç geçirirken, bu durum inşaat yapı istatistiklerine de yansıdı.
Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği (KTİMB) tarafından geçtiğimiz günlerde yayımlanan ‘2020 Veri Bankası Kitapçığı’nda yer alan bilgilere göre inşaat yatırımlarının sayısı 2020 yılında %44.71 oranında geriledi. 2020’de inşaat yatırım adedi 10 bin 726 iken, bu sayı 2020’de 7 bin 412’ye indi. KTİMB yetkilileri düşüşün Covid-19 etkilerinden kaynaklandığını belirterek, lokomotif sektörün zor bir dönemde olduğuna işaret ediyor.

ANA YATIRIM OLAN KONUTTA %39.3 DÜŞÜŞ
KTİMB 2020 Veri Bankası Kitapçığı’nda yatırımlarda yapı kullanım tercihlerine de yer verildi. Buna göre %93.7 ile konutlar açık ara ilk sırada gelirken, konut yapı yatırımlarında 2019’a kıyasla %39.34 oranında gerileme olduğu hesaplandı. Veriler, 2019’da 9 bin 673 adet olan konut yatırımlarının 6 bin 942’ye gerilediğini gösteriyor.
Müteahhitleri Birliği verilerinde sağlık yapıları yatırımlarında %60 oranında, eğitim yatırımlarında ise %10 oranında artış olduğu görülürken, geriye kalan tüm yapı çeşitlerinde dramatik düşüşler saptandı. Buna göre ticari yapı yatırımlarında %163.91, turizm ve eğlence yapıları yaptırımlarında %55, sanayi yapıları yatırımlarında %2.50, kamu yapı yatırımlarında ise %117.65 oranında gerilme yaşandı.
İLÇELERDE İSKELE GİRNE’Yİ GEÇTİ
2020’de ilçelere göre konut inşaat yatırımlarına bakıldığında İskele bölgesinin önde geldiği görülüyor. Verilere göre inşasına başlanan 6 bin 942 konutun 2,375’i İskele, 1,703’ü Mağusa, 1,456’sı Girne, 1,013’ü Lefkoşa, 318’i Lefke, 77’si de Güzelyurt ilçe sınırları içerisinde bulunuyor. İnşaat sektöründe yaşanan düşüşün 2021’de de sürdüğüne işaret eden Kıbrıs Türk Müteahhitler Birliği yönetimi, hükümetin üzerine düşen görevleri yapmasını istiyor.

GÜRCAFER’DEN DESTEK ÇAĞRISI GELDİ
KTİMB Başkanı Cafer Gürcafer, 2020 Veri Bankası Kitapçığı’nın önsözünde, ekonominin lokomotif sektörlerinden inşaatta yaşanan olumsuzlukların aşılması için devletin sektöre el atması ve destek çıkması gerektiği üzerinde durdu.
Cafer Gürcafer’in, sektörün ekonomi ve toplum üzerindeki etkilerini anlattığı sözleri şöyle:
“KKTC gibi sınırlı ekonomik alanlara sahip ülkelerde inşaat sektörü sosyo-ekonomik devinimde dinamik bir işlem üstlenmektedir.
Bu nedenledir ki sektöre yönelik belirlenen politika ve stratejiler de ayrıcalıklıdır ve ekonomilere güç katabilmesi adına, her ülkenin yapısına uygun olacak ve ihtiyaçlarına cevap verebilecek şekilde özel teşvikler ve uygulanmalarla desteklenmelidir.
Ancak, ne var ki Covid-19 süreci tüm bunların gerçekleşmesine engel olmamakla kalmamış, iflas eden ve işten çıkarmaların arka arkaya gelmesine, işgücü gelirinde önemli kayıpların yaşanmasına neden olmuş, çalışma hayatında çok derin etkilerin oluşmasına yol açmıştır.
Bu bağlamda işletmeler, işçiler ve aileleri üzerinde güçlü güçlü etkisi bulunan krize karşı bazı grupların özel olarak korunmasıyla toplumsal fayda sağlanabilir.
KKTC, Covid-19’un olumsuz etkisini azaltabilmek için içeriği ve bütçesi birbirinden farklı ekonomik paketler oluşturabilmeli, işletmelere ve ihtiyaçlı kesimlere nakdi yardımlar, sübvansiyeler, kredilere ulaşımda kolaylıklar ve vergi adaleti getirebilmelidir. Unutulmamalıdır ki alınacak önlemlerin etkinliği teşvik paketlerini açıklayan ülkemizin sosyo-ekonomik gelişmişlik seviyesiyle yakından ilişkilidir.”






































































































