“Maraş” bir kez daha Kıbrıs sorununun çatışma konusu oldu. TC-KKTC yönetimlerinin; toplam 6.4 kilometrekarelik alana sahip olan Kapalı Maraş’ın yüzde 3.4’üne denk gelen alanı daha açacaklarını açıklaması, Kıbrıs tarihindeki “Temmuz sendromunu” yeniden ortaya çıkardı.
Kıbrıs’ta çözüm bekleyen kesimler, 20 Temmuz’da ve sonrasında TC-KKTC yönetimlerinin açıklamalarını yeni çatışma konusu olarak endişeyle takip ederken, ulusalcı çevreler ve Maraş’tan nemalanmayı bekleyen iş çevreleri “yeni zaferi” kutluyor. Bazı “milli” dernekler de daha şimdiden Maraş’taki konutlara konmak için devletin kapısını aşındırmaya başladı.
ULUSLARARASI TEPKİLER DURMUYOR
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kıbrıs’ta Maraş’ın statüsüne ilişkin açıklamaları, ardından KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın ifadeleri başta Rum yönetimi olmak üzere AB, ABD ve İngiltere’nin tepkisini çekti. Hem ABD hem de Fransa konuyu BM Güvenlik Konseyi’ne taşıma kararı aldı. Her iki ülke de BMGK’nin daimi üyesi konumunda.
Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiadis, açıklamaların “yasa dışı ve kabul edilemez” olduğunu söylerken, AB’nin dış politika şefi Josep Borrell de bunun barış görüşmelerini tehdit ettiğini belirterek, kararla ilgili “derin endişesini” dile getirdi.
KİM NE DEDİ?

AB’nin dış politika şefi Josep Borrell: Kıbrıs sorununun kapsamlı çözümüne ilişkin müzakerelere geri dönme konusunda taviz verilme riski söz konusu. BM Güvenlik Konseyi Kararlarına tam olarak saygı gösterilmesi gerekiyor.
Yunanistan: Türk tarafının açıklamalarına cevap veren, Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias yaptığı paylaşımda, “Yapılan açıklamaları en güçlü şekilde kınıyoruz” ifadelerini kullandı.
ABD’den kınama: ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken yaptığı açıklamada, “BM kararlarıyla tutarsız, kabul edilemez ve geçmişteki çözüm müzakerelerini sürdürme taahhütleriyle bağdaşmayan Maraş’ın bazı bölümlerinin Türk kontrolüne devredileceği duyurusunu kınadığını” söyledi.
İngiltere’den tepki: İngiltere Dışişleri Bakanlığı, Erdoğan’ın Kıbrıs’ta Maraş’ın statüsünü değiştirmeye yönelik tek taraflı kararı hakkında endişesinin dile getirerek, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarına uyulması çağrısında bulundu.
İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab’ın Twitter’den paylaştığı yazılı açıklamada, “Birleşik Krallık, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Maraş’ın kapalı alanının yüzde 3.4’ünü oluşturan bir bölgenin yeniden açılması ve yeniden yerleşimine ilişkin yaptığı açıklamaları için derin endişe duymaktadır” ifadesi yer aldı.
BM GÜVENLİK KONSEYİ’NDEN MARAŞ TASLAĞI

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne Maraş’la (Varosha) ilgili taslak metin sunulurken, Türkiye’ye “eylemlerini derhal geri alma” çağrısı yapıldı.
İngiltere tarafından hazırlanan taslak metin 15 üyeli konseyde tartışılacak. Herhangi bir itiraz olmaması halinde Güvenlik Konseyi kararı olarak yayınlanacak.
Cyprus Mail’e göre kararın daha fazla değişiklik yapılmadığı sürece kısa süre içinde onaylanması ve yayınlanması bekleniyor.
Taslak metinde “Güvenlik Konseyi, Maraş’ın herhangi bir bölümüne, sakinleri dışındaki kişiler tarafından yerleşime yönelik her türlü girişimin kabul edilemez olduğunu ve Maraş ile ilgili BM kararlarına uygun olmayan hiçbir işlem yapılmaması gerektiğini yineler.” ifadeleri yer alıyor.
“Bu eylem planının derhal durdurulması ve Ekim 2020’den bu yana Maraş’ta atılan tüm adımların geri alınması” çağrısı yapılan taslak metinde, Kıbrıs sorununun federal temellerde çözümüne işaret ediliyor.
Ayrıca yayınlanacak kararda Güvenlik Konseyi’nin “Kıbrıs halkının istekleri doğrultusunda ve ilgili Güvenlik Konseyi kararlarında belirtildiği üzere siyasi eşitliğe sahip iki toplumlu, iki bölgeli bir federasyona dayalı, kalıcı, kapsamlı ve adil bir çözüme olan bağlılığını” dile getireceği belirtiliyor.
MARAŞ NEDEN KAPALI OLDU?

1960’lardan 1974’e dek Maraş (Varosha) Akdeniz’in en popüler tatil bölgelerinden biriydi. 1973 rakamlarına göre, Maraş tüm Kıbrıs adasının turizm gelirinin neredeyse %60’ını tek başına sağlıyordu.
Yılda bir milyonun üzerinde turist ağırlayan bölgede 40 bine yakın yerleşik nüfus vardı. Yatak kapasitesi 10 binin üzerindeydi ki Türkiye’nin o yıllarda tüm Ege ve Akdeniz sahillerindeki yatak kapasitesi bunun altındaydı.
Ancak, 1974’teki savaş kentin kaderini tamamen değiştirdi. Maraş, Mağusa’nın yanı başında, tam 47 yıldır dikenli tellerle çevrili bir şekilde akıbetini bekliyor.
Maraş’ta yüzlerce otel, tiyatro ve gösteri salonu, villa ve birbirinden lüks araçlar çürüdü. Şehirde 1974’ten önce 10 bini aşkın turistik yatak kapasitesinde yedi yıldızlı tesisler dahil olmak üzere 45 otel ve 60 apartman tipi otel bulunuyordu.
Kıbrıs turizminin yüzde 58’ine hizmet eden dönemin gözde şehrinde 21 banka, 24 tiyatro ve sinema, yüzlerce tamamlanmamış inşaat, ibadet yeri ve çok sayıda özel konut vardı.
Maraş, 1974 yılında 13 Ağustos’ta sonlanan harekatla Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kontrolüne geçti, 15 bine yakın Kıbrıslı Rum göçmen oldu.
Kapalı Maraş, şimdiki statüsüyle Birleşmiş Milletler tarafından denetlenen ve ‘Yeşil Hat’ olarak anılan tampon bölge içerisinde yer alıyor.
Kapalı Maraş, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde Türkiye aleyhine dosyalanan davalarla da dikkat çekiyor.
BM Güvenlik Konseyi’nin 11 Mayıs 1984 tarih ve 550 sayılı kararına göre “Maraş; 1974’teki yasal sahipleri ve sakinleri dışında yerleşime açılamaz.”
Ayrıca aynı kararda Maraş’ın “Birleşmiş Milletler yönetimine devredilmesi” de kayıt altına alınıyor. sahil şeridi 8 km. olan (Kapalı) Maraş, yüzölçümü olarak 6.4 kilometrekarelik bir yer kaplıyor.





































































































