KKTC’de “Açlık Sınırı” her geçen ay biraz daha artmaya devam ederken, Temmuz’da 4 bin 193 TL olan sınır, Ağustos’ta 4 bin 669 TL’ye fırladı. Başka bir deyişle artık ayda eline 4 bin 193 TL geçmeyen dört kişilik bir aile “aç” kalıyor.
Ağustos ayında, Temmuz’a göre %6.52 oranında artan açlık sınırı net asgari ücretten % 16.7 oranında daha fazla. Temmuz’da bu fark %9.53 oranında kaydedilmişti.
Açlık sınırı Haziran’da 4 bin 121 TL, Mayıs’ta 4 bin 065 TL, Nisan ayında 4 bin 044 TL, Mart ayında 3 bin 920 TL, Şubat ayında da 3 bin 906 TL düzeyinde hesaplanmıştı.
Şubat ayında brüt 4 bin 400, net 3 bin 828 TL olarak belirlenen asgari ücret o tarihte 380 sterline denk gelirken 332 sterline kadar geriledi. Aynı şekilde asgari ücretle açlık sınırı arasındaki fark Şubat ayında 78 TL iken Ağustos ayında bu fark 638 TL’ye çıktı.
Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS) tarafından yapılan hesaplamaya göre 3 bin 828 TL’lik net asgari ücret dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yeterli olmaktan artık çok uzakta.
KTAMS tarafından yapılan yazılı açıklamada hesaplamanın; KKTC Sağlık Bakanlığına bağlı Yataklı Tedavi Kurumları Dairesi’nin “4 kişilik bir ailenin sağlıklı biçimde beslenmesi için gerekli olan beslenme kalıbı” ile “bu kalıptaki maddelerin İstatistik Kurumu’nca açıklanan fiyatlarının ortalamaları” alınarak yapıldığı vurgulandı.
BENGİHAN: TOK AÇIN HALİNDEN ANLAMAZ
KTAMS Başkanı Güven Bengihan, açlık sınırı konusunda yaptığı açıklamada, ülke yöneticilerini suçladı. Bengihan’ın açıklaması şöyle:
“Yani asgari ücretle açlık sınırı arasındaki fark hızlı bir şekilde artmıştır. Bunun nedeni temel tüketim maddelerinin fiyatlarına yapılan zamlardır. Bu da gösteriyor ki sadece asgari ücrete yapılacak artış çalışanların alım gücünü koruma açısından yeterli değildir. Özellikle temel tüketim maddelerinin fiyatlarının kontrol altına alınması için hükümet tedbir almalı, ayrıca asgari ücretle çalışanlara da hayat pahalılığı oranında altı ayda bir artış verilmesi için yasal düzenleme yapılmalıdır.
Tüm bu gerçekler ortada dururken, asgari ücretle çalışanlar ve aileleri karnını dahi doyuramazken hükümeti oluşturan partiler kendi iç hesaplaşmaları ile uğraşmakta, hala daha devletin bütçesine yüzbinlerce liralık ek külfet getiren müdür- müsteşar atamalarına devam etmektedirler.
Salgın nedeniyle sağlıkta ve ekonomide büyük kriz yaşanırken Cumhurbaşkanı Sn. Tatar zamanının çoğunu Türkiye’de etkinliklerde geçirmekte. Ülkeyi yönetenler “Tok açın halinden anlamaz” atasözünü doğrularcasına büyük bir vurdumduymazlık sergilemektedirler.
Özel sektör çalışanlarının açlık sınırı altında çalıştırılmasına fırsat vermek Anayasal bir suçtur. Ne yazık ki UBP-DP-YDP hükümetinin en büyük özelliği yasa tanımazlığıdır. Kurulduğu günden beri ortaya koyduğu icraatlar bunun kanıtıdır.
Hiçbir mazeret arkasına saklanmadan, acilen yeni asgari ücretin belirlenmesi elzemdir. Ayrıca asgari ücrete de hayat pahalılığı ödeneği yansıtılmasını sağlayacak gerekli yasal değişiklik yapılması için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığını göreve davet ediyoruz.”






































































































