Her Merkez Bankası aynı imkanlara sahip değildir; tıpkı her ekonominin aynı imkanlara sahip olmadığı gibi. Ancak Dünya’nın en güçlü Merkez Bankası’nı da işi bilmez insanlar yönetmiyor. Tam bir profesyönellik örneği olan FED’in, ( ABD Merkez Bankası ) Pandemiyi fırsata çevirerek 10 yılda başarabileceklerini 2.5 – 3 yılda nasıl başardığını hep birlikte görelim.
Para basmak çok zor bir şey değil, kağıdı ve kalıbı koyuyorsunuz sonrasında ne kadar üretebilirseniz üretebilirsiniz.
Biz de kredi kanallarını açarak ve risksiz faiz oranını neredeyse ortadan kaldırarak, ekonomiyi maksimize etmek istedik fakat kaçırdığımız çokça matematiksel mantık vardı. Marshall – Lerner Koşulunu( İhracat uygun mu uygun değil mi, diye baktığımız rasyo ) hesaba katarak yüksek kur düşük faiz politikasını uyguladık ancak İhracat’ın dış gelirin fonksiyonu olduğunu unuttuk. O sırada Avrupa ise ( en büyük ihracat alanımız ) faiz artırım sezonundaydı ve küresel anlamda pandemi ile birlikte fazla genişleyen ekonomilerinin bilançolarını küçültüytüyorlardı. Kurumsal yapının da bozuk olması, Türkiye de bu politikada başarılı bir ortam yakalayamadı ve 3.5 Trilyon TL’den 14 Trilyon TL’lere kadar çıkan para miktarı SAĞLAM bir enflasyon yarattı. Gelir dağılımı adaletsizleşti ve sonuç olarak ekonomi ABD Doları bazında daraldı. Şimdi ise faiz artırımları ile ekonomiyi daha da daraltmak zorunda kalınacak. En azından bizim Merkez Bankamız bu şekilde bir karar almıştı. UNUTMAYALIM ki TL’nin kullanım alanı küresel alanda çok düşük, fakat asıl sebep üretemiyor oluşumuz aynı zamanda yabancı paraya muhtaç oluşumuz. İster istemez TCMB ile FED aynı imkanlara sahip değil, yine de eldeki imkanları da iyi değerlendirmek gerekir.

Konumuzun asıl kahramanı olan ABD ne yaptı ?
Global anlamda, Dünya’nın en çok kullanılan parası ABD dolarıdır, Başka ülkelerin Merkez Bankalarında rezerv olarak tutulur ve %70’e yakın resmi geçerlilik oranı vardır. Küresel üretimin %23’üne yakınını gerçekleştiren ABD ekonomisi aynı zamanda çok büyük yatırımcı ağına sahip, 2. Dünya savaşında Dolarizasyonu küresel boyutta operasyon haline getiren ABD ekonomisi, bugün belli bir % üretim yaparak, neredeyse Tüm Dünya’daki üretime parasal sistem sayesinde ulaşabiliyor. Bu adamlar kriz dönemlerinde ekonomideki, ALIN – VERİN ekonomiye can verin ! Dinamiklerini canlandırmak için para basarlar, yolları baştan yaparlar yani kuyu kazarlar sonra bu kuyuyu doldururlar. Bununla birlikte kamu ihalelerine birçok şirket girer ve para alır sonra bu parayı bu şirketler harcarlar, ekonomide yeni istihdam alanları açılır. Sadece para basarak ( belli bir oranda tabii çok basarsa sonuçları iyi olmaz bilinçli olması lazım ) ekonomiyi canlandırıp krizden kurtarırlar ve filmlerdeki gibi mutlu son ile biter her şey . ( KEYNESYEN MANTIK )
Türkiye ise bunu yaptığında sonuçları ağır bir enflasyon oldu.
FED Bilançosu 2008 sonunda 2.2 Trilyon USD civarındaydı ve Mortgage krizinden önce 1 trilyon USD altında olan bütçe, artırılarak ekonomi canlandırıldı ve takip eden birkaç yıl içerisinde ABD ekonomisi krizden çıktı ve büyümeye devam etti.
Pandemi dönemi ile birlikte istihdam birden hızlı bir şekilde düştü ve yine aynısı yaptılar. ( finansal genişleme ) Sonucunda ise enflasyon ortaya çıktı. Enflasyonu azaltmak için bu defa faiz artırımına gittiler Varlık Alım programlarını sonlandırdılar ve ekonomiye daha az para pompalamaya başladılar.
İŞİN İLGİNÇ TARAFI DA BURADA BAŞLIYOR.
2022 Nisan Ay’ında FED bilançosu ( dolayısıyla para miktarı da ) tavan yaptı ve bilanço 9 Trilyon USD’ye kadar çıktı. Şu anki şartlarda bu para bizim 10 yıllık üretimimiz. Bu kadar yüksek finansal genişleme aynı zamanda ekonomiyi büyütüyor ve enflasyonu artırıyordu. Sonra finansal daralmaya gidiyoruz yani faizi artıracağız dediler.

Şu anda FED faizi yıllık %5,50 seviyesinde, enflasyon da gayet iyi gidiyor. Bilanço da 7.36 Trilyon USD civarlarında. Sonuç olarak FED o kadar başarılı hamleler yaptı ve beklentileri o kadar iyi yönlendirdi ki Pandemi krizi öncesi 4 Trilyon USD civarında olan bilançoyu neredeyse iki katına çıkararak bu yeni üretilen paraların KABULÜNÜ iki yılda gerçekleştirdi. Bu para, genişleyen ABD ekonomisi için çok daha büyük potansiyeller yaratacak aynı zamanda faiz indirimine tekrar gidildiğinde piyasayı daha da rahatlatacaktır. IBM – Google – APPLE – Nvidia – Amazon gibi şirketlerin önümüzdeki 5 yıllık programda kendi gelirlerini artırmak için atacağı her adımın maliyeti çıkmaya başlayacak. Günün sonunda ise üreterek yavaş yavaş belki de 10 yılda doğal haliyle ortaya çıkacak olan para miktarını 2 -3 yıl içerisinde sağlamış oldular.
Aynısını biz yapmaya çalıştığımızda ise çok ağır bir enflasyon yükü ile karşılaştık. Biz rezerv paraya sahip değiliz; biz yeterli yatırımları yapabilecek paraya sahip değiliz. Ve bu parayı bulmak için de uygun Kurumsal Altyapıda değiliz.

FED tartışmasız başarılı bir Merkez Bankasıdır ve şimdi bir sonraki dönemde ABD’nin büyüme hızında artış olması muhtemel.
Genel olarak özetlemek gerekirse de Parasal sıkılaşma dönemlerinde Bilançoda daha yüksek küçülmeler görürüz ama FED 9 Trilyon ile tepe yapan kendi bilançosunu faiz döneminde 7.36’lara düşürdü ve pandemi öncesi 4.17 Trilyon USD olan bilançosunda % 76,5’luk bir artış yaptı. ABD büyümeye devam ediyor ve
%76,5’luk bir enflasyon ortada yok. Dolayısıyla hem para miktarı artırılmış oldu hem de ekonomi için gereken parasal enerji büyük oranda karşılanmış oldu. Yapay zeka çağında yatırımlar ve üretim kanalları için çok daha fazlasına ihtiyaç olacak. Kapıda faiz indirimi var ve para miktarı + FED bilançosu artacak. Muazzam bir ivme yakalanmış oldu.
Eray Altıntaş
standardkibris.com





































































































