Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Biz her zaman kamu çalışanlarının, emeklilerin maaşlarına en az enflasyon kadar zam verdik, vermeye devam edeceğiz” dedi. Dezenflasyonun arzulanan hızda ilerlemediğini belirten Şimşek, savaş olmasaydı enflasyonun en az 7 puan daha düşük olacağını, dış şoklara rağmen 2026’da büyümenin yüzde 3,3 olacağını söyledi.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Orta Vadeli Program’a (OVP) ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Habertürk canlı yayınında konuşan Şimşek, OVP’nin kamu ve özel sektör açısından farklı işlevleri olduğunu belirterek, “OVP’nin 2 temel fonksiyonu var. Kamu açısından bağlayıcı. Özel sektör açısından bir yol haritası” dedi.
“Maaşlara en az enflasyon kadar zam verdik”
Kamu çalışanları ve emeklilerin maaşlarına ilişkin de mesaj veren Şimşek, ücret artışlarında enflasyonun gözetildiğini söyledi. Şimşek, “Biz her zaman kamu çalışanlarının, emeklilerin maaşlarına en az enflasyon kadar zam verdik, vermeye devam edeceğiz” diye konuştu.
“Savaş olmasaydı enflasyon 7 puan aşağıda olurdu”
Ekonomi politikalarında son üç yıldaki çerçevenin korunduğunu ifade eden Şimşek, dezenflasyon sürecinin istenilen hızda ilerlemediğine dikkat çekti.
Dış gelişmelerin süreç üzerinde etkili olduğunu belirten Şimşek, “Büyük resme baktığımızda 3 yıl politika çerçevesini koruduk. Temel hedefimiz dezenflasyon ama arzuladığımız hızda değil. Dış faktörler var. Bu sene savaş olmasaydı, enflasyon bugün itibarıyla en az 7 puan aşağıda olurdu” diye konuştu.
“Savaşın emtia fiyatlarını da yukarı çekti”
Savaşın enflasyona etkisinin yalnızca enerji fiyatları üzerinden gerçekleşmediğini söyleyen Şimşek, emtia fiyatlarındaki yükselişin de enflasyon üzerinde baskı oluşturduğunu belirtti.
Türkiye’de enflasyonun yüksek olması nedeniyle dışarıdaki fiyat artışlarının etkisinin daha fazla hissedildiğini dile getiren Şimşek, “Savaş sadece petrol ve doğalgaz üzerinden etkilemiyor. Bütün emtia fiyatlarında artış var. Bu artış enflasyonu olumsuz etkiliyor. Bizde enflasyon yüksek olduğu için görece olarak daha fazla etkiliyor” ifadelerini kullandı.
“Tahminler o günün koşullarını yansıtır”
OVP’de yer alan tahminlere ilişkin de konuşan Şimşek, tahminlerin hazırlandıkları dönemdeki ekonomik koşullara göre şekillendiğine işaret etti.
Şimşek, “Tahminler o günün koşullarını yansıtır. IMF yılda dört kez tahmini gözden geçirir. Biz sadece bir kez yapıyoruz” dedi.
OVP’de en bağlayıcı hedef bütçe
Program açısından en bağlayıcı hedefin bütçe olduğunu vurgulayan Şimşek, bütçenin büyük ölçüde kamunun kontrolünde bulunduğunu söyledi.
Bütçe açığının milli gelire oranında hedeflerden daha iyi sonuç alındığını kaydeden Şimşek, “OVP açısından en bağlayıcı hedef bütçedir. Çünkü kamunun önemli ölçüde kontrolündedir. Bütçe açığının milli gelire oranında hedefimizden daha iyi performans gösterdik” diye konuştu.
2026 yılında eşel mobil sisteminin uygulandığını hatırlatan Şimşek, “2026’da eşel mobil uyguladık, ciddi bir gelirden feragat ettik” ifadelerini kullandı.
“Dışarıdaki şoka rağmen büyüme yüzde 3,3 olacak”
Büyüme görünümüne de değinen Şimşek, yaşanan dış şoklara rağmen ekonominin büyümeye devam edeceğini söyledi.
Şimşek, “Dışarıdaki şoka rağmen büyüme yüzde 3,3 olacak. Buradaki sapma da yaşanan şoka oranla çok ciddi oranda değil” dedi.
Şimşek’in açıklamalarının devamı şu şeklide:
Mali disiplini tesis edeceğiz dedik. OVP sayesinde birçok hedef başarıldı. Kur korumalı mevduattan bu doğrultuda çıktık. Rezervler mesele olmaktan çıktı. Büyüme ılımlı ama dünyaya oranla makul seviyede.
Enflasyonda modelin öngördüğünden daha fazla atalet var. Çünkü geçmişe endeksleme güçlü. Kirada, eğitimde ve ücretlerde endekslemeler oldukça güçlü.
Kur tarafında yüzde 30-40’lık bir geçişkenlik var.
Politika çerçevesinde ve yönünde bir değişiklik yok. Hedefler büyük oranda tutuyor.
Dezenflasyon fiyatları düşmesi değil, fiyat artışlarının yavaşlamasıdır. Burada büyük ölçüde bir başarı var.
Dezenflasyon 2024’ün ikinci çeyreğinden itibaren başladı. Para politikası temel mal enflasyonunda daha etkili. Bu gibi alanlarda dezenflasyonun etkili olduğu görülüyor.
TÜİK, uluslararası standartlar neyse o yönde veri üretiyor.
Rakamlara baktığınızda enflasyonda ciddi anlamda yavaşlama var. Tabii ki biz hedeflerde ciddi ölçüde iddialıydık. Özellikle hizmetlerde atalet vardı ama orada da tepki vermeye başladı.
Savaş olmasaydı enflasyonda yıl sonunu yüzde 20-22 civarında tamamlardık. Başlangıçta öngördüğümüz zaman çizelgesi bir miktar uzayabilir.
Hayat pahalılığı bizim en büyük önceliğimizdir. Seçim sürecinde de dezenflasyondan vazgeçmeyeceğiz. Sürdürülebilir büyüme için dezenflasyona ihtiyacımız var.
“Maaşlar en az enflasyon kadar artacak”
Ücretli kesimin en az enflasyon kadar alım gücünün korunması kadar değerli bir şey yok. Bizim bunda bir tereddütümüz yok. Her zaman memurumuzu, emeklimizi, kamu çalışanlarını en az enflasyon artışı kadar artış verdik vermeye ve devam edeceğiz. Bütün kamu çalışanlarımızın ve emeklilerimizin maaşları her zaman en az enflasyon kadar artacak.
Esnek kur rejimine geçilecek mi?
Türkiye’de olması gereken normalde dalgalı kur rejimidir. İdealin bu olduğunu söyledik. Tek yönlü bir piyasa varsa yönetilen bir kur rejimi var. Uzun zamandır TL‘ye ilgi var, bırakırsanız TL aşırı değerlenir, piyasaya girerseniz bu sefer tersi yönlü bir etki olur. Enflasyonda tek hane olursa esnek bir kur rejimine geçilebilir, şu an şartlar izin vermiyor ama zamanı gelince tartışabiliriz.
Sanayiye en ucuz enerjiyi Orta Doğu dışında rakiplerine göre Türkiye verir. Dış talep tarafında ticaret ortaklarımızın büyüme oranları da oldukça önemli bir konu.
Bütün tartışmaları kura indirgediğiniz zaman çok sağlıklı olmuyor.İdeal olarak bütüncül yaklaşım üzerinde olacağız. Reformlar üzerinde verimliliği nasıl artırırız onlara bakıyoruz.
Enerji piyasasında çok hassasız, büyük darboğaz petrol ve doğalgaz türevlerinde. Türkiye hammadde temininde bir sorun yaşamıyor. Reel sektör açısından finansmana erişim kalıyor. Reel sektöre rekabeti çok gözeterek ciddi destekler veriyoruz. Reel sektörün rekabet gücünü önemsiyoruz.
Çiftçiye verdiğimiz kredilerin ortalama faizi yüzde 12. Tarıma çok ciddi sübvansiyon da veriyoruz. 1 milyona yakın çiftçimize ciddi miktarda kredi sağlıyoruz ve bunun faizinin yüzde 70’ini biz veriyoruz.
Sanayicimize ihracat üzerinden çok ciddi katkı veriyoruz. Reeskont kredilerini artırdık. Eximbank’ın sermayesini 7 kat artırdık. Bu sene verebileceği kredi 60 milyar dolar.
2023 sonundan bu yana 284 tane ürün belirledik. Bunlardan birini üretirseniz devlet size 10 yıl vadeli toplam büyüklüğü 750 milyar lira yatırım kredisi sunuyoruz dedik. 5-6 sektörde her çalışan başına her ay 5 bin TL‘ye yakın maaş desteği var. Yeni dönemde imalat sanayisine işletme sermayesi desteği vereceğiz.
Reel sektöre hiçbir dönemde olmadığı kadar devletin bütçe imkanlarını seferber ediyoruz. Fakat genel para politikasını bozalım yaklaşımını da doğru bulmuyoruz.
Seçici ve hedefli politikalarla reel sektörün stresini azaltmaya çalışıyoruz. Seçim ekonomisi uygulayacağımızı söyleyen arkadaşlar ya OVP’yi okumadı ya da matematik bilmiyor. Bütçede son üç yılda hedefleri tutturduk ve daha iyi performans gösterdik.
Vergilerde yeni düzenleme olacak mı?
Deprem konutlarını önemli ölçüde bitirdik, önümüzdeki birkaç yılda yılda 750 bin adet sosyal konut inşa edeceğiz. Bütçede 250 milyar TL ayıracağız bunun için. Gündemimizde kurumlar vergisi, gelir vergisi ve cari açığı dengeleme dışında dolaylı vergilerde yeni bir düzenleme yok.
Eşel mobil sistemi devam edecek mi?
Gelecek yıl eşel mobili devam ettirmeyi düşünmüyoruz, eşel mobil yıl sonuna kadar mazotta devam edecek.
Kayıt dışılıkla mücadelede büyük başarı elde ettik. Gelir vergisi veren mükellef sayısı yükseldi.
2027 vergi gelirlerinde artış öngörüyoruz. Bu GSYH büyümesi, eşel mobilin devam etmeyeceği varsayımı ve kayıt dışı ile mücadeleden kaynaklanacak. Büyümede son birkaç yılda göreceli bir yavaşlama var. Ama dünya ekonomisine paralel büyüyoruz. Ticaret ortaklarımızın 1,5-2 katı büyüyoruz.
Programın büyümedeki göreceli yavaşlamaya etkisi vardır ancak programın bir hedefi sürdürülebilir büyüme. G-20’de de Türkiye büyümede ilk sıraları koruyor. Bu savaş dünyanın 70’lerden beri gördüğü en büyük şok ve uzun sürdü. Bu tabii yatırım kararlarını etkiliyor.





































































































