Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Zeki Çeler, katıldığı televizyon programında seçim gündemini değerlendirdi.
TDP’nin toplumsal hedeflerine ilişkin önemli açıklamalarda bulunan Çeler, ülkede siyasetin samimiyetini kaybettiğini belirterek, partinin temel hedefinin adalet, eşitlik ve samimiyeti yeniden siyasetin merkezine taşımak olduğunu söyledi.
TDP Genel Başkanı Zeki Çeler, Ada TV’de Nupelda Karabuğday’ın sunduğu “Günaydın Ada” programında, TDP’nin seçimlerde toplumun sesi olmayı hedeflediğini belirterek, “Mühür sadece bize değil, toplumun geleceğine, kendi kendinize vereceğiniz oydur. Meclis’te Toplumcu Demokrasi Partisi, sizlerin sesi olacak, halkın sesi olacak” mesajını verdi.
“HAYATI UCUZLATACAĞIZ”
TDP’nin ekonomi politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çeler, ekonomik sorunların yalnızca maaş ve fiyat artışları üzerinden ele alınmaması gerektiğini belirterek, “Hayat pahalılığını değil, hayatın ucuzlatılmasını konuşmamız lazım” dedi.
Üretimin artırılması, ürün çeşitliliğinin geliştirilmesi ve kooperatifleşmenin güçlendirilmesi gerektiğini söyleyen Çeler, “Biz hep hayat pahalılığını konuşuyoruz. Peki hayat nasıl ucuzlayacak?” sorusunun önemine dikkat çekti. Çeler bu soruya, “Üretimle ucuzlayacak. Üretim çeşitliliği ve kalitesiyle ucuzlayacak. Kooperatifleşmeyle ucuzlayacak” yanıtını verdi. TDP olarak bu yöndeki çalışmalarını tamamladıklarını belirten Çeler, ekonomik politikaların temelinde üretimin artırılması ve vatandaşın yaşam maliyetinin düşürülmesinin bulunacağını kaydetti.
“SİYASETTE SAMİMİYET UNUTULDU”
Çeler’in açıklamalarında öne çıkan bir diğer başlık ise ‘siyasi kültür’ oldu. Ülkede siyasetin zaman içerisinde samimiyetini kaybettiğini savunan Çeler, insanların siyasi görüşleri nedeniyle ayrıştırılmasına karşı çıktı. “Bu ülkede siyasiler samimiyeti unuttu” diyen Çeler, TDP’nin iktidara gelmesi halinde vatandaşın hangi partiye oy verdiğine bakılmaksızın eşit hizmet anlayışını uygulayacaklarını söyledi. Çeler, “Hak ediyorsa ve ihtiyacı varsa herkese adil davranmayı savunuyor ve söz veriyoruz” ifadelerini kullandı.
“BU ÜLKEDE PARA VAR”
Ekonominin çözümsüz olmadığını ifade eden Çeler, farklı ekonomistler ve geçmişte bürokraside görev yapmış isimlerle yaptıkları değerlendirmelere işaret ederek, ülkede kaynak bulunduğunu söyledi. “Bu ülkede para var” diyen Çeler, asıl meselenin kaynakların adil şekilde toplanması ve doğru alanlarda kullanılması olduğunu belirtti. Çeler, mevcut hükümetin borçlanma politikalarını da eleştirerek, Sosyal Sigortalar üzerinden yapılan bazı uygulamaların uzun vadeli sürdürülebilirlik açısından sorgulanması gerektiğini ifade etti.
“YENİ GELİR KAYNAKLARI YARATABİLİRİZ”
TDP’nin ekonomi vizyonunda teknoloji ve dijitalleşmenin önemli bir yer tuttuğunu belirten Çeler, özellikle niş sektörlere yatırım yapılması gerektiğini söyledi. Kuzey Kıbrıs’ın karşı karşıya olduğu ambargo ve kısıtlamaların her alanda ‘bahane’ olarak kullanılmaması gerektiğini savunan Çeler, bu koşulların dışında geliştirilebilecek ve gelir yaratabilecek sektörler bulunduğunu ifade etti. Çeler, teknoloji ve dijitalleşme kullanılarak adada yeni yatırımlar yapılabileceğini ve ekonomik değer yaratılabileceğini söyledi.
“TKP GELENEĞİ UYANIŞTA”
Seçim sürecinde TDP’ye yönelik ilgide artış gözlemlediklerini belirten Çeler, özellikle sahada eski TKP geleneğinden gelen seçmenlerle karşılaştıklarını anlattı. “Eski TKP’liyim”, “Ak Güvercinlerdenim”, “Babam, annem bu partide yıllarca görev aldı” diyen insanlarla karşılaştıklarını aktaran Çeler, partinin 50 yıllık siyasi geleneğinin seçim sandığına güçlü şekilde yansıyacağına inandığını söyledi.
“GENÇLERİ KIRSALDA TUTACAĞIZ”
Kırsal bölgelerin ekonomik ve sosyal açıdan güçlendirilmesi gerektiğini belirten Çeler, tarım ve hayvancılıkta partizanlıktan uzak, doğru ve adil teşvik politikalarının uygulanacağını söyledi. Özellikle gençlerin üretime yönlendirilmesi için kooperatifleşmeye ağırlık vereceklerini belirten Çeler, kırsalda yaşayan gençlere sağlık, eğitim, konut ve iş olanakları açısından şehirlerle eşit fırsatlar sunulması gerektiğini ifade etti. Çeler, programda son olarak gençlerin fırsat eşitliğine dikkat çekerek “Eşit fırsatlar sunar, adaletli olursanız, kırsalın da gelişmesi ve genç göçün engellenmesi mümkündür” sözlerini kaydetti.





































































































