Türk Lirası‘nın dolar karşısındaki değeri bugün tüm zamanların en düşük seviyesi olan 7.44’lü değerleri görürken, piyasalara “TL’deki erime sürecek mi” sorusu hakim oldu.
Yılbaşından bu yana ABD Doları karşısında %20’den fazla değer yitiren TL bugün kapanışta 7.43’ün altına çekilmesine rağmen, bu değer de rekor seviyedeydi. KKTC piyasasında ise doların farklı değerlerden kapandığı dikkati çekti. Sun Döviz 7.49 ile en düşük kapanış değerini belirlerken, bankaların ve diğer döviz bürolarının değerleri 7.50’nin üzerinde kaldı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Ağustos ayının ortalarından bu yana değer kaybını durdurmak için TL likiditesini sıkılaştırarak para birimini desteklemeye çalışıyordu.
TC Merkez Bankası, piyasayı politika faizi olan %8.25’ten fonlamayı keserken, ortalama fonlama maliyetlerini %11’in üzerine kadar çıkardı. Bu girişim, TL‘nin 7.30’lu seviyelerde kalmasını sağladıysa da son günlerde fonlama maliyetlerindeki artışın durması doların yükselişe geçmesini sağladı.
TÜRK LİRASI NEDEN DEĞER KAYBEDİYOR?
Para piyasası uzmanları TL‘deki değer kaybını ve Dolar/TL kurundaki yükselişi birkaç temel nedene bağlıyor:
1- Enflasyonun çift hanelerde kalmaya devam etmesine karşın TC Merkez Bankası’nın son bir yıl içerisinde politika faizini %24 seviyesinden %8.25’e kadar indirmesi, TL‘nin cazibesini azalttı ve yatırımcıların TL varlıklara olan ilgisi düşütü.
2- Enflasyonun yüksek seyretmesine karşın faiz indirimlerinin sürmesi sonucunda Türkiye negatif reel faiz veren bir ülke konumuna geldi.
3- Fonlama maliyetleri yükselmiş olsa da, ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti hâlâ yıllık enflasyonun altında bulunuyor.
4- TCMB’nin azalan döviz rezervleri, Türkiye’nin TL‘yi destekleme kapasitesine olan güveni azalttı.
5 – Koronavirüs salgını nedeniyle ülkeye döviz girişinde yaşanan düşüş, TL‘nin baskı altında kalmasına yol açıyor.
DÖVİZ GİRİŞİ ÇOK AZALDI
Reuters haber ajansı, para piyasası traderlarının yaptığı hesaplamalara göre Merkez Bankası ve kamu bankalarının 2019’un başından bu yana TL‘yi desteklemek için piyasaya yaklaşık 110 milyar dolar sattığını aktarıyor.
Bu yolla piyasadaki döviz likiditesinin artırılması ve TL‘nin desteklenmesi amaçlanıyor.
Yaz sezonunda Türkiye’ye gelen yabancı turist sayısında yaşanan düşüş, turizm gelirlerinin geçen yılların oldukça gerisinde kalmasına yol açmış durumda.
Son açıklanan Turizm ve Kültür Bakanlığı verilerine göre Haziran ayında Türkiye’ye gelen yabancı ziyaretçi sayısı %96 düştü.
Koronavirüs, etkisini ihracatta da hissettiriyor. Türkiye’nin en büyük ihracat pazarı olan Avrupa’da talebin salgınla paralel gerilemesi sonucu Türkiye’nin ihracatında da beklenen seviyeler yakalanamadı ve ihracattan elde edilen döviz geliri de azaldı.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre Nisan ve Mayıs aylarında ihracat %40’ın üzerinde düştükten sonra Haziran’da %15 artmıştı.
DEĞER KAYBI BÜYÜK SORUN
Dış ticaret açığı veren ve enerjide dışa bağımlı olan bir ülke olan Türkiye için TL‘nin değer kaybetmesi, ithalat maliyetlerini artırıyor.
Özellikle enerji ithalatı maliyetlerinin yükselmesi sonucu doğalgaz ve petrol fiyatlarındaki yükseliş, genel üretim maliyetlerini artırıyor. Üretim maliyetlerindeki artış işe TL‘deki değer kaybının enflasyonu yükseltmesine yol açıyor.
2018 yılında Türk Lirası, ABD Doları karşısında hızlı değer kaybı yaşamış ve ardından enflasyon %20’nin üzerine tırmanmıştı.
TL‘deki değer kaybının bir diğer etkisi ise TL geliri olan ancak dövizle borçlanan özel sektörde hissediliyor.
Türk Lirası‘nın değer kaybetmesi, hem şirketlerin döviz borçlarını geri ödemesini hem de borçların çevrilmesini zorlaştırıyor.
TCMB’nin verilerine göre özel sektörün 12 ay içerisinde geri ödemesi gereken döviz borcu 162 milyar dolar seviyesinde.
KISA VADEDE TOPARLANMA BEKLENMİYOR
Rabobank’tan kıdemli stratejist Piotr Matys, yatırımcılara gönderdiği piyasa notunda “Gelecek birkaç ay içerisinde Türkiye ekonomisine dair beklentilerin ciddi biçimde toparlanmaması halinde, Dolar/TL‘nin 7’nin üzerinde kalıcı olması olası” diyor.
Reuters haber ajansına konuşan Commerzbank’ın döviz ve gelişmekte olan piyasalar stratejisti Antje Praefcke, TL‘nin değer kaybıyla ilgili yorumunda, “Merkez Bankası enflasyonla yeterince sert şekilde mücadele etmiyor ve reel faiz oranları da negatif seviyelerde” dedi. Antje Praefcke, “Bu nedenle lira baskı altında kalacak gibi görünüyor” diye konuştu. IMF ise açıkladığı son Dış Sektör Raporu’nda, Türkiye’nin dış şoklara karşı kırılgan olduğunu vurguladı ve Merkez Bankası’na rezervleri yeniden yükseltecek bir stratejiye geçip enflasyonu dizginlemeye yönelik adımlar atma tavsiyesinde bulundu.






































































































