Getir uygulaması, Türkiye’de girişim dünyasının son gözdelerinden.
İhtiyaç duyulan ürünleri 10 dakika içerisinde teslim etmeyi amaçlayan Getir’in piyasa değeri, bu yılın başında aldığı 185 milyon dolar yatırım ile 850 milyon dolara ulaştı.
Getir, ay başında Londra’ya açılmasıyla Türkiye girişimcilik ekosisteminde ender rastlanan gelişmelerden birine imza attı.
BBC Türkçe‘ye konuşan Getir’in kurucusu Nazım Salur, dünyaya ihraç edebilecekleri bir teknoloji modeli geliştirdiklerini vurguluyor.
Getir’i dünyanın başka şehirlerine de açmayı hedefleyen Salur, “Gittiğiniz yer Londra ya da başka yer olsun, orada biz bu işi nasıl yapacağız diye bir şey yok. Buradaki prensipleri oraya uyarlıyorsunuz. Teknolojimizin yüzde 80’inden fazlası her yerde kullanılabilir, az kısmını yerelleştirmek gerekiyor” dedi.
‘Girişimci, şikayetten iş fikri yaratır’
Türkiye girişimcilik ekosisteminde büyüyen şirketlerin daha çok yabancı şirketler tarafından satın alındığı görülüyor.
Türkiye’de kurulduktan sonra yurt dışına açılan az sayıda şirket var; Co açıdan da dikkat çeken bir şirket.
Startups Watch kurucusu Serkan Ünsal, Türkiye ekosisteminin gelişmesi için büyük düşünen ve küresele açılan şirketler olması gerektiğini vurgulayarak, “Bir sonraki Nazım Salur kim olacak? Önemli olan bu” yorumunda bulunuyor.
“Girişimci herkesin şikayet ettiği bir durumdan iş fikri çıkaran kişidir” diyen Nazım Salur ise ilk olarak 2013 yılında taksi arayan yolcularla, yolcu arayan taksileri bir araya getiren akıllı telefon uygulaması BiTaksi’yi kurdu.
2015 yılında da Getir’i kuran Salur, ilk başta küçük depo ve araçlarda bulunan 300 ürünle yola çıktıklarını, yıllar içinde 1500 ürüne ve çok sayıda şehre yayıldıklarını belirtiyor.
‘Motokuryelerin kurallara uymasını elektronik olarak takip ediyoruz’
Türkiye’de sipariş teslimat şirketlerinin en çok eleştirildiği konuların başında motokuryelerin çalışma koşulları ve trafikteki davranışları geliyor.
Motokuryelerin siparişlerini vaktinde ya da hızlı teslim etmek için trafik kurallarına uymadığı, aynı zamanda kendilerini de tehlikeye attıkları eleştirisi getiriliyor.
İstanbul Motosikletli Kuryeler Derneği Başkanı Murat Tomris, pandemi döneminde Türkiye’de 160 motokuryenin geçirdiği kaza yüzünden hayatını kaybettiğini açıklamıştı.
Nazım Salur ise motokuryelerin trafik kurallarına uyması ve güvenliklerinin sağlanması için çok sayıda önlem aldıklarını açıkladı:
“Bizde kurye istediği yoldan gidemez, navigasyonla hangi yoldan gideceğini söylüyoruz. Elektronik yöntemlerle kuryenin hızını ölçüyoruz. Nerede fren yaptığını, hangi sertlikte fren yaptığını ya da hangi eğimli viraja bile girdiğini biliyoruz. Dolayısıyla kurye yanlış işler yaptığında önce iki kere uyarı alıyor, devam ederse yolları ayırıyoruz maalesef.”
Özel sağlık sigortası yapılan motokuryelerin kask ve montlarının güvenli malzemeden seçildiğini, otoyollara ve hızlı trafiğin olduğu yerlerden gitmelerine izin verilmediğini, devrilme riski taşıdığı için motosikletlerde damacana taşınmadığını da ekledi.
‘Kazandığım parayı topluma geri vermek isterim‘
Salur, Getir’in Londra’daki başarı kriterini, “İnsanların hızlı bir market ürünü ihtiyacı varsa ilk aklına gelen uygulama olmak isterim. Türkiye’de öyleyiz; gittiğimiz diğer ülkelerde de öyle olmayı isteriz” diyerek özetliyor.
Şirket ileride yurt dışındaki bir borsada halka açılmayı planlıyor ancak henüz değil.
Öncelikli amacını Getir’in başka ülkelerde de başarıyı yakalaması olarak açıklayan Salur, “10 yıl sonraki hedefim toplumsal katkısı olan ve kâr amacı gütmeyen bir girişim kurmak, milyonlarca insana fayda sağlayacak bir şey yapmak isterim. Getir’den kazandığımız paranın önemli bir kısmını topluma geri vermek lazım” diyor.





































































































