Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal’ın görevden alınıp yerine Şahap Kavcıoğlu’nun atanmasının ardından Türk Lirası’nın değerinde yaşanan çok sert düşüş, kriz şokunu beraberinde getirdi.
TC Merkez Bankası’nın döviz rezervlerine yönelik endişeler ve para politikasında oluşan belirsizlik nedeniyle TL’deki sert değer kaybıyla, ekonominin kur şoku sonucu krize girebileceği uyarıları yapılıyor.
Türkiye’nin gireceği ekonomik krizin, zaten ekonomisi çıkmazda olan KKTC’deki krizi daha da derinleştirecek.

KUR ŞOKU NEDİR, NELERİ, NASIL ETKİLER?
Dünyanın hiçbir yerinde malların ve hizmetlerin fiyatı bir günden diğerine değişmez. Bir fincan kahvenin fiyatı ya da aylık yatan maaşlarda günlük değişimler yaşanmaz.
Ancak para piyasalarında işleyiş çok daha farklı. Para birimlerinin değeri her saniye değişiyor. Bir para biriminin değerindeki değişimler de şirketlerden tüketicilere kadar ekonominin tüm aktörlerini etkiliyor.
Para biriminin değerindeki ani ve yüksek frekanslı değişimler, ‘kur şoku’ olarak adlandırılıyor. Kur şoklarının enflasyondan faiz oranlarına, ithalat ve ihracattan istihdama kadar yayılabilen etkileri oluyor.
EKONOMİ LİTERATÜRÜ NE DİYOR?
Makroekonomi teorisine göre kur şokunun ilk etkisi doğrudan ya da dolaylı yollarla enflasyonda görülüyor.
Eğer Türk Lirası hızlı bir değer kaybı yaşarsa, ithal edilen tüm ürünlerin maliyeti ve dolayısıyla fiyatı artıyor.
Bir diğer etki ise ihracatta gözleniyor. Para biriminde yaşanan hızlı değer kaybı, ihraç edilen ürünlerin uluslararası piyasalarda daha rekabetçi hale gelmesini sağlıyor.
Kur şokunun dolaylı etkileri ise istihdam piyasasında gözleniyor. Ekonomide enflasyon ile işsizlik arasındaki ilişki, ‘Philips eğrisi’ adı verilen teoriyle açıklanıyor. Philips eğrisine göre, enflasyonda yaşanan düşüş, işsizlikte artış yaratıyor.

EKONOMİK GERÇEKLER NE DİYOR?
Ekonomide teori ve gerçekler her zaman örtüşmez. Ekonomi teorisinde genellikle değişkenlerin aynı kaldığı varsayılarak hareket edilir. Bu da gerçekte ekonomide yaşanan dinamiklerin zaman zaman gözardı edilmesi anlamına gelebilir.
Kur şoku nedeniyle yükselen enflasyon, tüketicilerin alım gücünü etkiler ve ücretler enflasyonun artış hızı oranında yükselmezse tüketime olumsuz yansıyor ve azalan tüketim de şirketlerin işten çıkarma yoluyla maliyet kısmasına neden olabiliyor.
Yani Philips eğrisi, teoriden pratiğe her zaman geçirilemeyebiliyor.
FİYATLAR KUR ŞOKUNDAN NASIL ETKİLENİR?
Kur şokları bir ülke içerisindeki fiyatları iki yönden etkiliyor. Bir para birimi değer yitirdikçe, o ülke için ithalatın maliyeti yükseliyor. Her sektör için kur şokunun maliyeti değişebiliyor.
İkinci etki ise şirketlerin kâr marjlarına bağlı olarak yaşanıyor. İthal girdi ile üretilen ürünlerin maliyeti kur şoku nedeniyle yükseldiğinde söz konusu sektördeki rekabetin düzeyine göre şirketler maliyeti tüketiciye yansıtma derecesi konusunda karar vermek durumunda kalıyor.
Rekabetin yoğun olduğu sektörlerde şirketler kâr marjlarını düşürerek kur şokunu tüketiciye yansıtmama yoluna giderken, daha az rekabetçi alanlarda para birimindeki değer kaybının maliyeti tüketiciye daha fazla yansıtılabiliyor.
Aynı şekilde ithal girdi mallarının oranının fazla olduğu sektörlerde de kur şoku fiyatlara daha fazla yansıyor.
TÜRKİYE ‘KIRILGAN BEŞLİ’DEN ÇIKAMIYOR
Öte yandan, Türkiye, halihazırda yüksek cari açık ve dış finansman ihtiyacı dolayısıyla Kırılgan Beşli adı verilen grupta yer alıyor.
Kırılgan Beşli tanımı ilk defa ABD merkezli yatırım bankası Morgan Stanley’nin 2013 yılının Ağustos ayında yayımladığı raporunda yer aldı.
Türkiye, Hindistan, Brezilya, Endonezya ve Güney Afrika’nın Kırılgan Beşli’de o dönemde yer almasının nedenleri, bu ülkelerin yüksek cari açık oranları, yüksek enflasyon oranları ve büyüme performanslarındaki düşüş gösteriliyordu.
YENİ KIRILGAN BEŞLİ
2017 yılının Kasım ayında ise Standard&Poor’s (S&P) yeni bir Kırılgan Beşli listesi açıkladı.
Türkiye, Arjantin, Pakistan, Mısır ve Katar’dan oluşan yeni listede eski Kırılgan Beşli’den bir tek Türkiye yerini korudu.
S&P, küresel para piyasalarında koşulların normalleşmesi karşısında en kırılgan olan ülkenin Türkiye olduğunu açıkladı.
Kurum, en büyük ticari dış borca sahip 20 ülkeyi değerlendirerek bu listeyi hazırladığını aktarıyor.





































































































